E-E-A-T Denetimi

E-E-A-T bir sıralama faktörü değil, kalite değerlendiricilerine verilen bir çerçeve. Puan vermiyoruz; sinyallerin sayfada olup olmadığını sayıyoruz.

Blog yazısı ya da rehber sayfası verin. Ürün ve kategori sayfalarında bu sinyallerin çoğu zaten aranmıyor.

Giriş

E-E-A-T bir sıralama faktörü değil. Google'ın kalite değerlendiricilerine verdiği kılavuzda geçen bir çerçeve: deneyim, uzmanlık, otorite, güvenilirlik. Algoritmada "E-E-A-T puanı" diye bir alan yok ve size bir puan veren her araç uydurma bir kesinlik satıyor.

Ölçülebilen şey başka: o çerçevenin aradığı SİNYALLERİN sayfada bulunup bulunmadığı. Yazar kim, ne zaman yazılmış, iddialar nereye dayanıyor, kim inceledi, size nasıl ulaşılıyor.

Bu araç onları sayıyor ve dört harfe ayırıyor. Yazarın gerçekten uzman ya da içeriğin gerçekten doğru olup olmadığını ölçmüyor; ölçüyormuş gibi de yapmıyor.

E-E-A-T nedir?

E-E-A-T, Google'ın Arama Kalitesi Değerlendirici Kılavuzu'nda geçen dört ölçütün baş harflerinden oluşuyor: Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness. Türkçe karşılıkları deneyim, uzmanlık, otorite ve güvenilirlik. İlk "E" 2022'de eklendi; ondan önce kısaltma E-A-T olarak biliniyordu.

En sık yanlış bilinen nokta şu: E-E-A-T bir sıralama faktörü değil. Google'ın algoritmasında "E-E-A-T puanı" diye ölçülen bir değer yok. Bu, arama sonuçlarının kalitesini insan değerlendiricilerin ölçmesi için yazılmış bir çerçeve.

Yine de boş bir kavram değil. Kılavuzun tarif ettiği şeylerin çoğunun sayfada makine tarafından okunabilir bir karşılığı var: yazarın kim olduğu, yayın ve güncelleme tarihi, iddiaların neye dayandığı, iletişim bilgisi. Araç bu izleri arıyor ve hangisinin eksik olduğunu söylüyor.

Neden puan vermiyoruz?

Bir sayfaya "E-E-A-T: 74/100" demek için o sayının bir karşılığı olması gerekir. Yok. Google böyle bir ölçü yayımlamadı ve sistemlerinde böyle bir alan olmadığını defalarca söyledi.

Puan vermenin ikinci sorunu şu: yüksek çıkınca "tamamdır" deyip bırakıyorsunuz, düşük çıkınca neyi düzelteceğinizi bilmiyorsunuz. İkisinde de elinizde eyleme dönüşen bir şey kalmıyor.

Araç bunun yerine her harf için "kaç sinyal var / kaç sinyale bakıldı" gösteriyor ve her maddenin ne anlama geldiğini yazıyor. Sinyalin yokluğu sayfayı kötü yapmıyor; yalnız o alanda söyleyecek bir şeyiniz olmadığını gösteriyor.

Deneyim: en kolay ayrışılan yer

Dört harften en yenisi ve en az taklit edileni deneyim. Aynı konudaki yüzlerce yazı aynı kaynaklardan aynı bilgileri aktarıyor; ayrışan tek şey, yazarın kendi yaptığı ve gördüğü.

Araç metinde birinci elden deneyim kalıplarını arıyor: "denedik", "ölçtük", "test ettik", "müşterilerimizde", "kendi sitemizde". Bunların varlığı deneyimi KANITLAMIYOR; yokluğu ise yazının tamamen aktarma olduğunun güçlü bir işareti.

Pratik karşılığı şu: yazınıza bir ölçüm, bir deneme ya da bir vaka ekleyin. "Bu ayarı üç müşteri sitesinde denedik, ikisinde şu oldu" cümlesi, on paragraf genel bilgiden daha ayırt edici.

Ekran görüntüsü, kendi çektiğiniz fotoğraf ve kendi ürettiğiniz sayı da aynı işi görüyor. Stok görsel ve başkasının grafiği görmüyor.

Uzmanlık: yazar makine tarafından okunabiliyor mu?

Sayfanın altında "Yazan: Ahmet" yazması insan için yeterli, makine için değil. Google'ın yazarı okuyabilmesi için Article.author alanının şemada bulunması gerekiyor.

Araç ikisine birden bakıyor: şemada author alanı var mı, ve yazarın kim olduğunu anlatan bir sayfaya bağlantı var mı. İkisi birlikte olduğunda sinyal tamam.

Şemada author alanı çoğu zaman bir ad değil, @graph içindeki bir düğüme @id referansı olur. Bu doğru yazım biçimi; araç referansı çözüyor.

publisher alanı da aynı ölçüde önemli: içeriğin arkasında hangi kuruluşun durduğunu söylüyor. Yazının şemasında bu alan, sitenizin Organization düğümüne @id ile bağlanabiliyor; kuruluşu bir kez tanımlayıp her yazıdan ona işaret etmek en temiz yol.

Otorite: iddia nereye dayanıyor?

Araç dış bağlantıları sayarken tekrarları elemiyor sadece; aynı zamanda kaçının resmî belge olduğuna bakıyor. Google Search Central, W3C, RFC, MDN, mevzuat ve devlet siteleri bu listede.

Ayrım şuradan geliyor: bir teknik iddiayı başka bir blogdan almak ile birincil kaynaktan almak aynı şey değil. İkincisi hem doğru olma ihtimali yüksek hem doğrulanabilir.

Bu, blog kaynaklarının değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Sektör yorumu, vaka ve deneyim aktaran içerik için blog kaynağı doğru olabilir; ama "Google şunu söylüyor" cümlesinin altında Google'ın kendi belgesi durmalı.

Kaynak hiç yoksa uyarı veriyoruz. Sayı, tarih ve teknik iddia içeren bir yazıda kaynağın yokluğu, okuyanın da modelin de iddiayı doğrulayamaması demek.

Güvenilirlik: tarih, inceleyen, iletişim

Tarih. Yayın ve güncelleme tarihinin ayrı ayrı bulunması, içeriğin bakımda olduğunu söylüyor. Araç son güncellemenin üstünden geçen süreyi de hesaplıyor; iki yılı aşan bir güncelleme hızlı değişen konularda okuru tereddüde düşürüyor.

İnceleyen. İçeriği ikinci bir kişinin doğruladığını yazmak zorunlu değil ama sağlık, hukuk ve finans gibi konularda belirgin fark yaratıyor. Araç sayfada böyle bir işaret arıyor.

İletişim ve hakkımızda. Kim olduğunuza ve size nasıl ulaşılacağına dair bağlantı, güvenilirlik değerlendirmesinde bakılan ilk yerlerden. Bir yazının altında bu bağlantıların bulunmaması, sayfayı kimin yayımladığını belirsiz bırakıyor.

Bu üçü tek başına sıralama getirmiyor. Yaptıkları şey, sayfayı değerlendiren insanın ya da sistemin "bu kim, ne zaman, neye dayanarak yazmış" sorusuna cevap bulabilmesi.


Sık sorulanlar

E-E-A-T etrafında çok sayıda kesin konuşan iddia dolaşıyor. Aşağıdaki dört soru en sık gelenler; cevaplarda neyin ölçülebildiğini ve neyin ölçülemediğini ayırdık.

E-E-A-T puanımı nasıl yükseltirim?

Öyle bir puan yok, dolayısıyla yükseltilecek bir sayı da yok. Yükseltilebilecek şey sinyallerin varlığı: yazarı belirtmek, tarihi yazmak, iddiaları kaynağa bağlamak, kendi deneyiminizi eklemek.

Bunların hiçbiri tek başına sıralama getirmiyor. Yaptıkları şey, sayfayı değerlendiren sistemin sorularına cevap bulabilmesi.

Somut başlangıç: aracın "dikkat" dediği maddelerden en kolay olanını düzeltin. Genelde bu author alanını şemaya eklemek ya da bir kaynak bağlantısı koymak oluyor.

Yazar olarak gerçek isim mi kullanmalıyım?

Doğrulanabilir bir kimlik her zaman daha güçlü. Gerçek bir isim, o ismin bağlandığı bir yazar sayfası ve o sayfada kişinin neyle uğraştığını anlatan bilgi; sinyalin tamamı bu.

Kurumsal bir imza da (ör. "Teknik Ekip") geçerli olabiliyor, özellikle içerik bir kişinin değil ekibin ürünüyse. O zaman da ekibin kim olduğunu anlatan bir sayfa gerekiyor.

İşe yaramayan tek şey: hiç yazar yazmamak ya da uydurma bir isim koymak. İkincisi doğrulanamadığı için sinyal üretmiyor.

Araç ürün sayfamda çalışır mı?

Çalışır ama sinyallerin çoğu ürün sayfası için anlamlı değil. Yazar ve inceleyen bir yazıya ait kavramlar; ürün sayfasında bakılan şeyler farklı (fiyat, stok, iade koşulları, kullanıcı yorumları).

Araç sayfanın yazı olup olmadığını anlamaya çalışıyor: Article ya da BlogPosting şeması, <article> etiketi ya da yeterli metin. Bulamazsa bunu sonuçta söylüyor.

Blog yazısı ve rehber sayfaları için tasarlandı; en anlamlı sonucu orada veriyor.

Adresim bir yere kaydediliyor mu?

Hayır. Sunucumuz yalnız sayfayı getirip betiklerini ayıklıyor; adres kayda geçmiyor, sayfa saklanmıyor.

Ölçümün tamamı sizin tarayıcınızda yapılıyor.

Aracı beğendiniz mi?

Bu aracı ve altındaki açıklamayı, işini kendi yürüten bir işletme sahibine yetecek açıklıkta yazmaya çalıştık.

Teşekkür ederiz. Bundan sonraki çalışmaları da aynı açıklıkta yazmayı sürdüreceğiz.

Teşekkür ederiz. Eksik bulduğunuz noktayı info (at) kobiseo (nokta) com adresine iletirseniz sayfayı gözden geçirir ve düzeltmeyi geçmişe işleriz.

Kaynaklar ve güncelleme geçmişi

Kaynaklar

  1. Google Search Central: Yararlı içerik ve E-E-A-T, Google (developers.google.com)Resmî kaynak
  2. Google: Arama Kalitesi Değerlendirici Kılavuzu, Google (guidelines.raterhub.com)Resmî kaynak
  3. schema.org: Article, schema.org (schema.org)Resmî kaynak

Bu sayfayı paylaşın

Aynı işi elle yapan bir işletme sahibine gönderin.